Divit uclu kalemlerin koyu maviliginde düsüyor kelimeler ücrasina saskin ömrümün.Binlerce parcaya bölünüyor gecmis, sircasi silik aynalarda,düsler ahengini yitirmis renklerin tablolardaki uyumsuz dansi gibi,zihnimde kargacik-kurgacik görüntüler...
mavi bir selamdi gözlerin,acik denizler kadar mavi,daliyordum derinligine!Ben saclarinin rengine aldaniyor, parmaklarin Akdenizli bir cocuk ciziyordu ellerime,zeytin tadina variyordum...
Yeşilliklerin arasında,rüzgar da salınıp duruyordu Günebakan.Günışığına sevdalı,yüzü her vakit O'na bakan.Biraz soluklanmak istiyordu,başını yavaş yavaş öne eğdi,ta dibinde,köklerinin hemen üzerine yakın bir yerde kıpırdayan birşey...
Hiç bilmediğim uzak kentlerin,Arnavut kaldırımlarında bulup bulup kaybettiğim birşeydin sen!Ben ömrümü biriktiriyordum sana en ücrasında yüreğimin...Bilmiyordun!Doğulu yanımdan güneş yükseliyordu yineBir Nemrut oluyordum,Bir Dicle ,bir Fırat.Nehir...
Uzun yollara vurup kendimizi kalabaliklarin icinde kaybolmak isteriz ya bazen,hani hic kimsenin tanimadigi yerlere gitmeyi,kaybolmayi kendimizde,yitip gitmeyi kimliksiz bir ülkede sanki...Kayboluruz istedigimiz kadar,sustugumuz ve saklandigimiz...
Bana uçurtmayı gösterdiğinde,seni tanımıyordum henüz.Çocukluğumuzun özgürlüğüydü hani,biz yeryüzünde,O gökyüzünde farkımız buydu sadece.En azından ben özgürlüğümü böyle yaşadım doğduğum şehrin bir mahallesinde.Herşey azdı çok az ama...
Her seferinde tuz bastigim yerden kaniyor yaram,bardaktan bosanircasina üzerime yagiyor sonra, islaniyorum!Yüzümde ciller olusuyor damlalarindan,cirkinlesiyorum aynalarda...Oturup gamzemin cukurunda,kendimi seyrediyorum,gelip gecenleri,tanidik yüzleri,küskün,somurtkan yalnizliklarini, adimlarinda sürükleyenleri,hepsinden oluyorum...
Her seferinde tuz bastigim yerden kaniyor yaram,bardaktan bosanircasina üzerime yagiyor sonra, islaniyorum!Yüzümde ciller olusuyor damlalarindan,cirkinlesiyorum aynalarda...Oturup gamzemin cukurunda,kendimi seyrediyorum,gelip gecenleri,tanidik yüzleri,küskün,somurtkan yalnizliklarini, adimlarinda sürükleyenleri,hepsinden oluyorum...
Anadolu'nun göcebe kavimleri,sevdayi tasıdılar obalarına bakraclarında.Dilek agaclarında çicek çicek açti sevda,köklerinin suya kavustugu yerde...Sözler verildi yavukluya,bir tutam saç,'kavlimiz'olsun diye,yarin kınalı beliklerinden.Oyalı yazmalarda dile geldi sevda,renk renk,motif motif işlendi kilimlere.Ak...
O bohçasında ki hüznü açardı yere her sabah,gün doğarken ekmek tadında öyle buğulu bir yalnızlık kokusu dolardı ciğerlerine,yüreğine katık...Salkımsöğüt edasıyla nazlanırdı kendine,kimsesi yok değildi ya...
Ben kendi tepelerimden sana bakıyordum,rüzgarlarım esiyordu üzerimden ve sen derin bir vadinin içinden öyle uzak nerdeyse ince bir çizgi halinde kıvrılarak akan sessiz sedasız bir...
Herseferinde geldigin yere geri gönderiyor ,ertesinde aynı yerde karaya vurmusken buluyordum seni yeniden.Dışlanmış gibiydin,ya da dıslamış gibiydin kendini kendinden.Gözümü, önümde uzayip giden o sonsuz mavilige...
Suya türküler söyledi insanlar.Sevdalarını verdiler Dicle'nin ,Firat'in sularina.Agıtlar yakıldı arkalarından.Suya,türküler söylediler,alınterlerını akıttıkları tarlalarında bir tutam harman yeri olsun istediler.Suya,güvendiler,yuttugunu atardi ya dısarıya sonra.saklamazdı bagrında aldıklarını,geri...
Gün zamanını bilmiyordu,içinde ilerliyordum bir yanımda yelkovan bir yanımda akrep,tam ortasındaydım ömrümün,günlüğümden bir sayfaydı vakit...Gök mavinin tonlarında,bir yanıyla da günbatımının kızılına sevdalıydı.Yanıbaşımda sessizliğim...
Anadolu'nun göcebe kavimleri,sevdayi tasidilar obalarina bakraclarinda.Dilek agaclarinda cicek cicek acti sevda,köklerinin suya kavustugu yerde...Sözler verildi yavukluya,bir tutam sac"kavlimiz"olsun diye,yarin kinali beliklerinden.Oyali yazmalarda dile geldi sevda...